Makedon yargı reformu için Romanya dersleri

24/03/2008

Hâlen Makedon hükümetinin danışmanlığını yapmakta olan, Romanya’nın eski Adalet Bakanı Monica Macovei, aday ülkelerin gerekli tüm önlemleri AB’ye katılım sürecinden sonra değil, katılımdan önce almaları gerektiğini söylüyor.

Southeast European Times için Valentina Pop’un haberi -- 24/03/08

photo

Romanya’nın eski Adalet Bakanı Monika Makovei. [Getty Images]

Romanya’nın eski Adalet Bakanı Monika Makovei, Southeast European Times’ın kendisiyle yaptığı söyleşide, hem AB hem de Makedonya’nın, Romanya’nın Birliğe katılımından aldıkları en önemli dersin, reformların ve yolsuzlukla mücadele konusundaki önlemlerin, siyasi iradenin azaldığı katılım sonrası süreçte değil katılım öncesinde kesin bir şekilde uygulamaya konması gerektiği olduğunu söyledi.

Makovei, Romanya’nın 2007 yılında üye ülke statüsü kazanmasından önceki en temel sorunları olan yargı reformları ve yolsuzlukla mücadele alanlarında gerçekleştirdiği cesur reformlarla AB genelinde takdir topladı. Siyasi bir bağlantısı olmadığı halde 2007 yılı ilkbaharında gerçekleşen bir kabine düzenlemesi sırasında görevden alınan Makovei, şimdi Üsküp'teki hükümete yargı reformu alanında danışmanlık yapıyor.

AB’nin Romanya konusunda yaşadığı tecrübeden sonra Makedonya gibi aday ülkeler açısından herhangi bir sonuç doğurup doğurmayacağı sorulduğunda ise Makovei, “Kesinlikle evet”, diyor.

“AB açısından en önemli sonuç, verilen sözler ve çok az uygulanan ya da hiç uygulanmayan yasalar yerine, gerçek icraatları ve iyi yapılandırılmış doğru uygulamaları dikkate almak olmalıdır", şeklinde konuşan Makovei sözlerine şöyle devam etti:

“Geri dönüp baktığımda, yolsuzluklara bulaşmış siyasetçilerin olduğu ülkelerde üst düzey yolsuzluklarla mücadele etmenin doğrudan bir sonucu olarak bu durumu beklemeliydik diye düşünüyorum. Bu siyasetçiler karar mercii konumundalar ve suç soruşturmaları karşısındaki ‘dokunulmazlıkları’ ya da belirsiz geçiş süreçlerinde elde ettikleri mal varlıkları ve ayrıcalıklar tehlikeye girdiğinde direniyorlar. Bu nedenle AB, bir sonraki katılım dalgasında reformların, özellikle de yolsuzlukla mücadele önlemleri yoluyla siyasi kesimin iyileştirilmesine yönelik olanların ciddi bir şekilde yerine getirildiğinden ve sürecin gerçekten geri dönülmez olduğundan emin olmalıdır."

Makovei, AB aday ülkelerinin aldığı dersin, “siyasi açıdan fedakarlıklar yapılması gerekse bile, kapsamlı, sancılı ve gerçek reformları başlatacak, destekleyecek ve yürütecek istek ve kapasiteye sahip siyasetçileri ve profesyonel personeli yükseltmek” yönünde olmasını bekliyor ve ekliyor: “Aday ülkelerdeki insanların ihtiyaç duydukları ve sahip olmaları gereken şey, kesin ve gerçek değişikliklerdir. Bu gerçekleştiğinde AB üyeliği de doğal olarak gelecektir.”

Makovei’ye göre Makedonya hükümetinin atması gereken en sert adımlar arasında, yürütme makamları için ortak bir veritabanı oluşturmak ve ceza davalarında bir taraftan sivil hakları garanti altına alırken, diğer yandan da özel soruşturma önlemlerini eksiksiz şekilde uygulamak yer alıyor. Ayrıca tam bir şeffaflık, denetim ve yaptırım sağlanabilmesi için, siyasete yönelik para kaynakları ve kampanyalara ilişkin yasada da değişiklikler yapılması gerekiyor.

photo

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn (solda) ve Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski (sağda), 7 Mart’ta Üsküp’te bulunan yeni AB Misyonu binasındaki bir plaketin açılışını yapıyor. [Getty Images]

Makedonya’nın menfaat çatışmalarına ilişkin yasayı uygulaması ve yönetimde şeffaflığı sağlaması gerektiğine de değinen eski adalet bakanı sözlerine şöyle devam ediyor: "Genel olarak yolsuzlukla mücadele alanında halihazırda varolan hükümlerin tam ve doğru şekilde uygulanması için çaba gösterilmesi gerekiyor. Bu konuda yurtiçinde gösterilen gayretler, hem Avrupa Kmisyonu hem de ülkede bulunan uluslararası oyuncular tarafından destekleniyor ve bu desteğin yakın gelecekte daha da artacağından eminim.”

Romanya'nın aldığı önlemler arasında, üst düzey yolsuzluk ve dolandırıcılık suçlarını soruşturmakla görevli Yolsuzlukla Mücadele Müdürlüğü kurumunun altını çizerek, bu adımın Makedonya ve diğer aday ülkeler tarafından da benimsenebileceğini söyleyen Macovei, “Bu tür bir birimde çalışacak olan savcıların seçimi hayati önem taşıyor”, dedi ve ekledi: “Bu kişilerin güçlü bir bireysel bağımsızlığa ve profesyonelliğe sahip olmaları gerekiyor. Ayrıca söz konusu birim, özel soruşturma imkanlarından, para kaynaklarından ve finans uzmanlarından da eksiksiz olarak yararlanabilmeli. Makedonya’da, geçtiğimiz yıl önemli davaları soruşturan ve bünyesindeki savcıların yoğun biçimde eğitim gördüğü, organize suç ve yolsuzluk konusunda çalışan bir savcılık birimi mevcut.”

“Fakat özel soruşturma imkanları ve gizli takip önlemlerinin kullanımı konusu başta olmak üzere başka adımlar da atılması gerekiyor. Eski tip soruşturma araçları kullanılarak, organize suç ve yolsuzlukla mücadele edilemez. Şimdilerde Makedonya’da yerel yetkililer ve uluslararası oyuncularla birlikte, mevcut takip yasalarının daha güçlü ve kapsamlı bir şekilde uygulanması üzerinde çalışıyorum.”

Yolsuzlukla mücadele açısından faydalı bir diğer önlem de, menfaat çatışmasının bir suç olarak tanımlanması ve yolsuzluğa karıştığından şüphelenilen memurların “dürüstlük testinden" geçirilmesi. Macovei, Makedonya’da “yasadışı zenginleşmenin” BM Yolsuzlukla Mücadele Konvansiyonunda belirtildiği şekilde suç kabul edilmesini önerdiğini söyledi.

Romanya’nın eski adalet bakanı, “Dikkati çekmek istediğim bir diğer konu da Makedon vergi yasasının bazı hükümlerinin, Romanya’daki benzeri hükümlerden daha ileri düzeyde olduğu. Yasal olarak gerekçelendirilemeyen varlıklar üzerinden yüzde 70 oranında vergi alınmasını öngören hükümler mevcut. Bu hükümler, 2008 yılı başı itibariyle istikrarlı bir şekilde uygulanmaya başladı”, dedi.

Makovei, Makedonya’nın, yargıç ve savcıların değişmezliği meselesini çözebilmek için yargıçlara yönelik bir Yargı Konseyi kurduğunu ve 2008 yılında savcılar için de bir Konsey oluşturulacağını söyledi. Makedonya’da şu anda yargıç ve savcılar ömür boyu (emeklilik yaşına kadar) görevde kalma hakkına sahip bulunuyor.

Fakat Makovei’ye göre, hem Romanya ve Makedonya, hem de diğer eski komünist ülkeler, yargı sistemi reformunun birinci adımını – yani ülke genelindeki mevcut yargıç ve savcıların profesyonel kapasitesini ve dürüstlüğünü test etme aşamasını – atladılar.

“Ne yazık ki hem Romanya hem de Makedonya, yargı sisteminin tüm mensuplarına bağımsızlık ve görevden alınmama hakkı vermekte acele etti ve bu teminatlara sahip olacak kişilerin kimler olduğuna dair en ufak bir tahkikat yapmadı”, diyen Makovei sözlerine şöyle devam etti: “Pek çok kimsenin beklentisi, komünist yargı sisteminin mensuplarına bağımsızlık ve görevden alınmama hakkı verildiği takdirde, bu kişilerin tamamen ”ağımsız profesyoneller haline gelecekleri yönündeydi. Fakat bu beklentinin yanlış olduğu anlaşıldı. ”

“Şimdi ise kendilerini yolsuzluk yapabilecek, profesyonellik dışı ve mesleki açından yetersiz davranabilecek kadar “bağımsız" hisseden ve ne zaman kendilerine bir eleştiri yöneltilse ‘bağımsızlıklarını’ öne süren pek çok yargıç ve savcımız var. Sistemin temizlenmesi işi artık yargı konseylerine emanet edildiği için bir türlü gerçekleşmiyor. Herhangi bir makama karşı sorumlu olmayan bu konseyler – bu noktada daha çok Romanya örneğini düşünerek konuşuyorum – bir kooperatif gibi çalışarak sistemdeki yanlışları koruyor. ”

Makovei, Makedonya hükümetini bekleyen temel zorlukların, Romanya'da karşı karşıya kalınanlarla aynı olduğunu söyledi. Bu zorlu konular arasında hükümetin siyasi iradesinin korunması, siy’si bir uzlaşım sağlanarak reformlar için destek toplanması, siyasi kesimde reform için gerekli adımların atılması ve yolsuzlukla mücadele konusunda alınan önlemlerin gerçekten uygulanması ve değiştirilmemesi yer alıyor.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

icon12345icon

Bugünkü İnceleme Yazıları

Loading

İlgili Makaleler

Loading